ॐ๑ ElifღMustafa...'s profile»-(¯`v´¯)-»ELİF -»YASENY...PhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    February 15

    DESEOS

     
     
     

     

    DESEOS

     

    Mis labios sueñan con el sabor de los tuyos,
    mi cuerpo sentir todos los poros de tu piel,
    mi cuerpo despertar de ganas  junto a tu calor,

    sentir el deseo de  enloquecer mis sentidos.



    Deseo que como con ardor voraz, que me atrapa,
    que me lleva a un lugar tan especial, en donde
    la imaginación de nadie alcanzaría, me ruborizan…

    Tus besos, tus caricias, tu cuerpo,
    tus labios... labios que deseo besar.



    Hazme sentir  inmensa como el mar,
    mirar la enorme luna dándole gracias.

    Solo en ti perderme, hazme amor mió,
    saber, lo que es amar...



    Mi alma grita sin cesar tu nombre,
    mi cuerpo siente solo tu calor,
    y yo amor vivo...
    ¡¡Por tenerte... aunque sea un instante!!



    Sentirse así es lo más grande, lo más inexplicable.

    Te sientes viva, realmente llena de cariño

    Y es algo que nunca se querrá CAMBIAR.

     

     

     

    Por el cinco de enero,
    cada enero ponía
    mi calzado cabrero
    a la ventana fría.



    Y encontraban los días,
    que derriban las puertas,
    mis abarcas vacías,
    mis abarcas desiertas.



    Nunca tuve zapatos,
    ni trajes, ni palabras:
    siempre tuve regatos,
    siempre penas y cabras.



    Me vistió la pobreza,
    me lamió el cuerpo el río,
    y del pie a la cabeza
    pasto fui del rocío.



    Por el cinco de enero,
    para el seis, yo quería
    que fuera el mundo entero
    una juguetería.



    Y al andar la alborada
    removiendo las huertas,
    mis abarcas sin nada,
    mis abarcas desiertas.



    Ningún rey coronado
    tuvo pie, tuvo gana
    para ver el calzado
    de mi pobre ventana.



    Toda la gente de trono,
    toda gente de botas
    se rió con encono
    de mis abarcas rotas.



    Rabié de llanto, hasta
    cubrir de sal mi piel,
    por un mundo de pasta
    y un mundo de miel.



    Por el cinco de enero,
    de la majada mía
    mi calzado cabrero
    a la escarcha salía.



    Y hacia el seis, mis miradas
    hallaban en sus puertas
    mis abarcas heladas,
    mis abarcas desiertas.



     

    .


     






    Image Hosted by ImageShack.us


     

    February 10

    RUS RULETİ KAL DESEYDİN

      

        

          

                                                               son defa dokundum,
                                                                     ellerine,
                                                            ilk gün,ki gibiydi,
                                                     yüzüme bakmadığına mı yanayım,
                                                            çekip gittiğinemi,
                                                      anlamı olmalıydı her gidişin,
                                                                 sen susuyordun,
                                                       anlamsızlaşıyordu her şey,

                                                                          ben susuyordum,
                                                 sense kendini dinlemekle yetiniyordun,
                                                 neyin pazarlığıydı aklındaki,
                                                         çıldıracak gibiydim,
                                                         gözlerin bitmez bir kahkahanın çığlıklarıydı,
                                            neyin zaferiydi bu,
                                                           basitliğin,mi.
                                                           asil,liğinmi.
                                                  anlamış değildim.
                                            ve öfke ikiye katlanıyordu içimde,
                                              içim,içimden kopuyordu,
                                                  olduğu yerde.
    hani gittin ya,
    neler götürdün hayatımdan,
    yada hayat senden neler götürdü.
    olasılık dışı bir kavram,
    sen çıkmazlarda,
    yel kayadan ne götürür,
    taş yerinde ağırmış,
    bak ben yerimde kaldım, 
    sen ortasında bir soğuk rüzgarın,    
    her geçtiği yerde ,
    çarparak birşeylere
    hissetmiyor değilim acıularını.
    ama acılar benim değil,
    yanında götürdün bendeki seni.

     

     

    ZAMAN BEKLEYENLER İÇİN YAVAŞ

    KORKANLAR İÇİN HIZLI YAS TUTANLAR İÇİN UZUN SEVİNENLER İÇİN KISA

    AMA SEVENLER İÇİN SONSUZDUR!!!!

    Sizi tatlı kılacak kadar yeterli mutluluğunuz olsun,

    güçlü kılacak kadar acı deneyiminiz, insan kılacak kadar üzüntünüz,

    ve sizi mutlu kılmaya yetecek kadar umudunuz olsun

     

    aşk bir kelebek gibidir
    sen onu yakalamaya çalıştıkça o senden kaçar artık yorulmussundur aşkı yakalamaya çalışmaktan tam pes dediğin anda o güzel kelebek gelir we omzuna konuverir
    AŞKI ARAMAYA GEREK YOKTUR NASIL OLSA O ENİNDE SONUNDA SENİ BULUR 

    bir gün aşk ile arkadaşı yolda karşılaşırlar..

    aşk arkadaşlığa sorar ben senden daha candanım sen niye bu dünyada varsın??? arkadaşı cvp verir

    sen gittikten sora bıraktığın gözyaşlarını silmek için.. 

    Hasret Seni Özlemek Nedir Bilir Misin? Bilemezsin. Cünkü Sen Hiç Sensiz Kalmadin çorak Toprak Suyu Nasil Özlerse, Toprak Altinda Tohum Nasil Bahari Beklerse; Iste Öyle

    Özledim, Öyle Bekledim Seni.

    Bitmeyecek Bu sevda hayatın küskünlüğü yüzümüze vurmayacak.

    İçimiz acıyla dolmayacak bu aşk bitmeyecek

    Dertler bizden,sen,ile,benden uzak duracak.

    Kimse ayıramıyacak bitiremeyecek.

    mutluluğumuzu Bu aşk acıyı tatmayacak.

    Yüreklerimiz suskunluğunu vurmayacak

    Derdi,kederi görmeyecek bu tutku Ölümle'de sonuçlanmayacak.

     Gün geçtikçe büyüyecek,ebed'e dek.sürecek hiç Bitmeyecek...

     

    SEVEN İNSAN , AYA BENZER; GÜNEŞ OLMADIĞINDA YALNIZ BIRAKMAZ SEVDİĞİNİ.

     BİR PARÇA OLSUN YANSITIR GÜZELLİĞİNİ...

    SEVEN İNSAN, SICAK OLUR; GÜLDÜĞÜNDE ISITIR YÜREKLERİ, ÜZÜLDÜĞÜNDE SIZLATIR. SEVEN İNSAN, BAĞLI OLUR; HER AN FARKLI YAŞAR GÜZELLİKLERİ VE YENİDEN KEŞFEDER SEVDİĞİNİ...

    SEVEN İNSANIN YÜREĞİ AĞIRDIR; NE TAŞIMAYA GELİR YAŞAM BOYU, NE DE EĞİLİP BIRAKMAYA

    SEVGİ İLGİYLE BAŞLAR , HOŞLANMA İLE DEVAM EDER, AŞK İLE SONSUZ OLUR , ÖLÜMLE SON BULUR

     

    İnsanlar vardır yaşantımıza birkez girince artık yerleri bellidir yüreğimizin en özel yerinde ağırlarız onları,

    yitirmekten korktuklarımızdır,ulaşmaya çalışırız tadımlık yakınlıkları sonsuzlukla taçlandırmak için çaba gösteririz olmaz,yaşamın raslantıları yanlış ayarlanmasından hükümlü olduğumuzu belki hiç bilemeyiz 

    İnsanlar mükemmel değildir.

    Mükemmel olan ilişkilerdir, ve bu ilişkileri mükemmel kılmak ancak mükemmel anlayışa sahip olan insanlara aittir. Güven verilmeden alınamayacağı gibi ,sevgi de verilmeden alınamaz.

    Ama aşk...

    Onu kendin bile engelleyemezsin. Ben seni , sen yokken de yaşarım diyecek kadar tutkulu ve özverilidir!!

    Aşk Aşk dediğin nedir ki ?

    Tenden bedenden sıyrık

    Çocukların içinde Yaşadığı bir çığlık

    Aşk dediğin nedir ki?

    Histen nefesten varlık

    Umutsuzluk içinde Karanlığa son ıslık

     

     

     

    aşk bir kelebek gibidir
    sen onu yakalamaya çalıştıkça o senden kaçar
    artık yorulmuşsundur aşkı yakalamaya çalışmaktan
    tam pes dediğin anda o güsel kelebek gelir
     ve omzuna konuverir
    AŞKI ARAMAYA GEREK YOKTUR NASIL OLSA
    O ENİNDE SONUNDA SENİ BULUR 

                Sen Özlemek Nedir Bilir Misin? Bilemezsin.

    Cünkü Özledim, Öyle Bekledim Seni.                 Bitmeyecek Bu sevda hayatın küskünlüğü yüzümüze vurmayacak. İçimiz acıyla dolmayacak bu aşk bitmeyecek Dertler bizden,sen,ile,benden uzak duracak. Kimse ayıramıyacak bitiremeyecek.mutluluğumuzu Bu aşk acıyı tatmayacak. Yüreklerimiz suskunluğunu vurmayacak Derdi,kederi görmeyecek bu tutku Ölümle'de sonuçlanmayacak. Gün geçtikçe büyüyecek,ebediyet'e dek.sürecek hiç Bitmeyecek... 

                                   

     

     

     

     

     .

     

     

     

     


     

     

     

     

    February 06

    AH GÖNLÜM

     

     
     

    myspace layouts, myspace codes, glitter graphics
      
     

           
       
    myspace layouts, myspace codes, glitter graphics

     Çok dile getirme.Sen dile getirdikçe gönlün daha da coşuyor,

    daha meraklanıyor ve beklemek daha da zorlaşıyor.

    Sus gönlüm.Çok laf etme.Az söyle ki işimiz olgunlaşsın.

    Az söyle ki Hakka karşı yanlış kelam çıkmasın.


    Sus gönlüm... gl9ys.gif
     
    myspace layouts, myspace codes, glitter graphics 
      

    Bir elif miktarı sus.Az kaldı bahara.Dayan gönlüm...

    Denizin içinde meydana gelen görünmeyen dalgalar gibi yüreğin biliyorum.

    Beklemekten başka çare olsaydı,seni durdurmazdım…İnan bana…

    Ama yok.Başka çare yok.

    Unutma ki ilaç bile beklemeden tesir etmez,

    çiçek bile vakti gelmeden önce açmaz… 

     gl9ys.gifSus gönlüm...

    myspace layouts, myspace codes, glitter graphics 

    Bu kışın bahara dönünceye kadar.

    Bu gece gündüz oluncaya kadar.Uzak yollar yakınlaşıncaya kadar.

    Bu sıkıntının ardından ferahlık gelinceye kadar.

    Ve yüzümüz vuslat gözyaşlarıyla ıslanıncaya kadar
    sus…

    Sus gönlüm...  gl9ys.gif
    myspace layouts, myspace codes, glitter graphics

    Seni senden daha iyi bilen Rabbinin hükmü vuk’u buluncaya kadar.

    Senin nasibin sana ulaşıncaya kadar,ulaşmayanlarınsa

    senin nasibin olmadınığını anlayana kadar sus… 
      
     gl9ys.gifSus gönlüm...
     
    myspace layouts, myspace codes, glitter graphics 

    Onun geleceğini görünceye kadar.

    Acının bala dönüştüğünü farkedinceye kadar.

    Onun gönlünün senin gönlüne muhabbet düğümüyle bağlandığını görünceye kadar. 
     
    Sus gönlüm...
      gl9ys.gif
    myspace layouts, myspace codes, glitter graphics 

    Sebepler var edilinceye kadar.

    Bahaneler oluşuncaya,birbirimizin nasibi oluncaya
    kadar sus. 

      
    Sus gönlüm...
     
    myspace layouts, myspace codes, glitter graphics

    Bütün bu susmalarına karşılık her şeyin hayırlısının olacağına inanarak sus.

    Sus gönlüm...
     gl9ys.gif
     myspace layouts, myspace codes, glitter graphics

    Her susuşun bir cevap olsun.Her susuşun, sabrın olsun.

    Her susuşun, duan olsun.İçten yakarışının adı olsun  
    susuşun.


    Bekleyişinin, umut edişinin, inancının, sevdiğinin vurgusu olsun susuşun...
      
     

     
    myspace layouts, myspace codes, glitter graphics 

     gl9ys.gif


     

     

    February 04

    geç kalma

               

     


     de gülüm! De ki: ela bir günde gelecegim
        stanbul darmadagin olacak, saçlarim
            darmadagin. Hepsi, darmadagin!
                  üzülme gülüm! Toparlanacagiz, birlikte,
                     ayaga da kalkacagiz, yürüyecegiz de gülüm
                        hem de çelikten topragini dele dele hayatin!
                             de gülüm! De ki: bitmistir umut, bitmistir
                                sevgi, bitmistir güven!
                                 güven bana gülüm!
                                     sana bitmemisligi ögretecek, tattiracaktir
                                        hasretten-hakikaten-ten degistiren yüzüm!
                                           göreceksin gülüm! Bekle!
                                              hirslarimiz, acilarimiz gitgide ihanetlere
                                                 hainlere, ezilmelere alisacak..
                                                    göreceksin-sevinçten aglayacaksin gülüm-ki
                                                       iste o vakit bana-dogrudur!-
                                                            sair olmak, seni sevmek pek çok yakisacak!

              bak! siirler var, mektuplar var, çocuklar var,
                    sokaklar var, kediler!
                            inan bana gülüm, ölüm yok bir tek! ölüm yok bize!
                                ölüm inananlar için sessizce
                                     kara kapli kitaplardan çikartilacak..
                                           göreceksin gülüm! Bekle! Göreceksin!
                                                   artik hiçbir insan, hiçbir kavga ve hiçbirimiz

                                                           ölüm inananlar için sessizce
                                                                   kara kapli kitaplardan çikartilacak..
                                                                           göreceksin gülüm! Bekle! Göreceksin!

                                                                                   artik hiçbir insan, hiçbir kavga ve hiçbirimiz


    bu dünyada, yapayalniz, umarsiz kalmayacak
       

           

    AĞLAMA

     

               

    AFTER THE DELUGE

    As soon as the idea of the Deluge had subsided,

    A hare stopped in the clover and swaying flowerbells, and said a prayer
    to the rainbow, through the spider@s web.

    Oh! the precious stones that began to hide,-- and the flowers that
    already looked around.

    In the dirty main street, stalls were set up and boats were hauled toward
    the sea, high tiered as in old prints.

    Blood flowed at Blue Beard@s,-- through slaughterhouses, in circuses,
    where the windows were blanched by God@s seal. Blood and milk flowed.

    Beavers built. "Mazagrans" smoked in the little bars.

    In the big glass house, still dripping, children in mourning looked at
    the marvelous pictures.

    A door banged; and in the village square the little boy waved his arms,
    understood by weather vanes and cocks on steeples everywhere, in the
    bursting shower.

    Madame *** installed a piano in the Alps. Mass and first communions were
    celebrated at the hundred thousand altars of the cathedral.

    Caravans set out. And Hotel Splendid was built in the chaos of ice and of
    the polar night.

    Ever after the moon heard jackals howling across the deserts of thyme,
    and eclogues in wooden shoes growling in the orchard. Then in the violet
    and budding forest, Eucharis told me it was spring.

    Gush, pond,-- Foam, roll on the bridge and over the woods;-- black palls
    and organs, lightening and thunder, rise and roll;-- waters and sorrows
    rise and launch the Floods again.

    For since they have been dissipated-- oh! the precious stones being
    buried and the opened flowers!-- it@s unbearable! and the Queen, the
    Witch who lights her fire in the earthen pot will never tell us what she
    knows, and what we do not know.

               

    NASIL BERABERSEM

    hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların
    bir dakika bile çıkmıyorsun aklımdan
    koşar gibi yürüyüşün
    karanlıkta bir ışık gibi aydınlık gülüşün

    hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların
    uzak uzak yıldızlarla çevrilmiş kainatın
    karanlık boşluklarında akıp giderken zaman

    adımla nasıl berabersem öylece beraberiz
    seninle her saat seninle her dakika seninle her saniye
    gönlümüz mutluluğa inanmış olmanın gururuyla rahat
    koltuğumuzun altında birer dinamit gibi kellemiz
    ve sonra her zaman her ölümlüye
    aynı şartlar altında kısmet olmıyan
    gerçekleri görmenin aydınlığı alınlarımızda

    hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların
    sen bana kalbim kadar elim kadar yakınsın

               


    SEVDİKLERİNE
    "SENİ SEVİYORUM"
    DEMEK İÇİN GEÇ KALMA !!!

                  

    DESEM Kİ

    Desem ki vakitlerden bir Nisan aksamidir,
    Ruzgarlarin en ferahlaticisi senden esiyor,
    Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini,
    Ormanlarin en kuytusunu sende gezmekteyim,
    Senden kopardim ciceklerin en solmazini,
    Topraklarin en bereketlisini sende surdum,
    Senden tattim yemislerin cumlesini.

    Desem ki sen benim icin,
    Hava kadar lazim,
    Ekmek kadar mubarek,
    Su gibi aziz bir seysin;
    Nimettensin, nimettensin!

    Desem ki...
    Inan bana sevgilim inan,
    Evimde senliksin, bahcemde bahar;
    Ve soframda en eski sarap.
    Ben sende yasiyorum,
    Sen bende hukum surmektesin.
    Birak ben soyleyeyim guzelligini,
    Ruzgarlarla, nehirlerle, kuslarla beraber.
    Gunlerden sonra bir gun,
    Sayet sesimi farkedemezsen,
    Ruzgarlarin, nehirlerin, kuslarin sesinden,
    Bil ki olmusum.
    Fakat yine uzulme, musterih ol;
    Kabirde boceklere ezberletirim guzelligini,
    Ve neden sonra
    Tekrar duydugun gun sesimi gokkubbede,
    Hatirla ki mahser gunudur
    Ortaliga dusmusum seni ariyorum.

               

           
         

    Ağlama


    Ben çalmadım mutluluğu
    Ellerinden inanki
    Zaten uzaklardayım
    Parça parça yüreğim
    Seninde gözlerin
    Gülüşlerini yitirir birazdan
    Oturur bir şarkı söylersin
    Alabildiğine dokunaklı
    O büyük şehir sana meydan okur
    Seni kahreder
    AĞLAMA..........


    Ben çiziyorum
    Gecelerine o garip şekilleri
    Eğer parlak değilse yıldızlar
    Bilki ben ettim
    O sokak lambaları varya
    O sokak lambaları
    Seni aldatıyordur muhakkak
    Oysa eller gülecek yalnızlığına
    İlk fırsatta

    AĞLAMA..........


    Sana hep böyle
    Şiirler yazacağım akşam sabah
    Gelip düşlerine oturacağım inatçı
    Her gece gözlerinden öpeceğim
    Sen bir daha
    Yalnız olacaksın aksine
    Yüreğin burkulacak yüreğin
    AĞLAMA..........

     

                  

     

    AŞKTA YARIN YOKTUR SEVGİLİ

    Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili.
    O ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır.
    Gelir ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur.
    Sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar.
    Bu yolculukta artık para, tarifeler, beklentiler,
    randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular yoktur.
    Aşkın kendi gerçekliği vardır sevgili.
    İnsan bir başka ışığa teslim olur...
    Aşkta yarın yoktur sevgili.
    Zaman ileri doğru değil, içeri,
    yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir.
    Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur.
    Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur.
    Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
    Hindistan@da Ganj Nehri@nin kıyısında yakılan
    yoksul adamın hissettikleri de onunladır,
    yitirdikleri de...
    Newyork@ta, bir sokakta,
    o kartondan kulübesinde yaşayan kadının
    çıplak yalnızlığı da.
    Her şey onunladır, ona emanettir sanki,
    ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
    Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili,
    kanımıza karışan ilkel acı,
    o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı
    hakikatlere daha yakınızdır, inan...
    Kim demişti hatırlamıyorum,
    aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye.
    Belki de bu yüzden ilk gençliğimde,
    o yoğun aşık olduğum yıllarda,
    gözüme uyku girmez,
    dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri,
    o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır,
    insanları uykularından uyandırmak isterdim.
    Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan
    o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
    Aşk çok eski bir şeydir sevgili.
    Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer.
    Sevdiğimiz insanların çocuklukları da...
    Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer.
    Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider,
    hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...
    İnsan bazen nedensiz yere umutsuzluğa kapılır.
    Kimselere veremez sevgisini, kimselere kendini anlatamaz,
    evlere kapanır...
    Bazen denizler, kıyılar çeker insanı.
    İnsan bu kapılmayı anlayamaz,
    oysa çok eski bir yerde yaşanmasından korkulup vazgeçilmez aşkların sızısıdır bu.
    Bu sızı, bu yenilgi mevsimlerle yıllarla devredilir başka insanlara...
    Bir insanın yaptığı bir hatanın tüm insanlara yayılması gibi...
    İşte şimdi biz de sevgili,
    ya olmadık zamanlarda umutsuzluğa kapılıp,
    soluğu evlerde alacağız,
    ya da denizler, kıyılar çekecek bizi.
    Nasıl biz başkalarının korkaklığını taşıyorsak,
    başkaları da bizim korkaklığımızı taşıyacak,
    yenilgimizi, umutsuzluğumuzu...
    Birazdan sabah olacak...
    Para, tarifeler, beklentiler, randevular,
    taksitler, iş, anneler ve korkular başlayacak...
    Bunlar varsa ve bizim için geçerliyse aşk yoktur ve hiç olmamıştır sevgili.
    Birbirimizi kandırmayalım...
    Hadi güne hazırlan.
    Yaşadıklarımızı unutmaya çalış.
    Aşk bize güvenip verdiği büyüsünü,
    sırlarını, cesaretini, bilgeliğini ve o ilkel,
    o yaban ağrısını geri alacak.
    Bunlar olurken içimiz bir an çok üşüyecek,
    sonra geçecek...
    Hadi, oyalanma birazdan yarın olacak...
    Aşkta yarın yoktur sevgili...

               

      

               

     

     

                 

                                                                                         

    AŞKLA SANA

    alnini
    dag atesiyle isitan
    yuzunu
    kanla yikayan dostum
    senin
    uyurken dudaginda gulumseyen bordo gul
    benim kalbimi harmanlayan isyan olsun
    simdi dingin govdende
    ugultuyla buyuyen sessizlik
    birgun benim elimde
    patlamaya sabirsiz mavzer olsun
    basini omzuma yasla
    gogsumde tasiyayim seni
    govdem govdene can olsun

    soyle bana ey
    olumun aciklayici pervanesi
    hangi yavru tek basina yigittir
    hangi yangin bir basina sondurulur
    ah herkes susuyor
    hickimse bilmiyor icimin yanginini
    ah herkes mi susuyor
    kalbimi kalbine bagladigim dostum
    ah herkes mi susuyor
    kalbi kalbimize benzeyen dostlar
    bir carmih gibi birakiyorken kendini dunyaya
    hayatin ates renkli kelebekleri
    bir bir tutuluyorken korkunc koleksiyonlar icin
    ah herkes mi susuyor

    bagirsam icimdeki dehseti
    hirsim deler mi topragi
    beni
    acisiyla onduran
    dostumu
    askla vurduran hayat
    sana
    yasananla harlanan bagrimin sevdasini akittim
    dunyanin yeni baharina
    catlarken kadim gunes
    bagrim delinirken fidanlarin kaniyla
    anamin dogurgan karnidir diye
    sevgilimin sutlenecek gogsudur diye
    dostumun uretken guludur diye
    sana baglandim
    sana sarildim

    beni umutsuz koma
    tarihle avutma beni
    cunki askla sinanmisim sana
    sana yanginla, suyla, atesle
    olumle, yaprakla, siirle sinanmisim
    ey yasarken kanayan aci
    simsekli gok, tufan, kan firtinasi
    ucurum kiyisinda hizla buyuyen ot
    yapraksiz bir olumun anisi icin
    korpecik kuzularin derisi icin
    beni tarihle avutma
    umutsuz koma beni

    akitsam deliren sevdami
    kopururmu hayati besleyen su
    ey benim
    yedi basli kartalim
    her basini
    bir dag baslangicinda koyanim
    senin
    boyle diri bir akarsu gibi kivrilan govdendir
    bizim askimizi solduranlarin korkusu
    cunki elbette bir su
    kendi akacagi topragin sertligini bilir
    ve suyun govdesiyle yirtilinca toprak
    artik irmak mi ne denir
    iste devrim
    ona benzer bir akisin hizina denir
    yarin ne olur bilirim ben
    bahar gelir, otlar buyur
    olum de yapraklanir
    bir dag bulur uzun uzun bakarim
    bir cam agaci golgesi
    guzel kokular veren
    bir damla gunes gorunce
    sana da gulumseyecegim yarin

    simdi senin uzanip yattigin otlarda
    yarin yeni bir yesillik buyuyecek
          

     

                  

      

        

    SÖYLEYEMEDİM

               

    SÖYLEYEMEDİM 

     S
    SÖYLEYEMEDİM
     

               

    Seni sevdiğimi kimseye söylemedim
    Saatlerce kaldırımlarda tur attığımı
    Şehrin üzerime çöktüğünü
    Koca şehrin yorganımda yattığını
    Seni sevdiğimi kimseye söylemedim
    Sabahlar bitirmedi gecelerimi
    Akşamlar getirmedi
    Doğmayan güneşim sendin
    Düşmeyen ateşim
    Şakaklarıma yağarcasına 
    Güvendiğim dağlara kar yağdı

               
    Seni sevdiğimi kimseye söylemedim
    Kalabalıklara attım kendimi
    Kim, nereden bilecekmiş ki?!
    Seni sevdiğimi kimseye söylemedim
    Gölgeye sığmadım
    Gölgem sığmadı
    Gün gelir söylerim sandım
    Güneş doğmadı
    Rüyalarıma girseydin keşke
    Olmadı işte olmadı

               
    Seni sevdiğimi kimseye söylemedim
    İçin için ağladığımı görmediler
    Yalnızlık yorgunuydum
    Ne elimi tutan oldu
    Ne halime yanan
    Görmedim duymadım neler dediler
    Hiç biri senin yerini tutmadılar
    Senin gibi sevmediler

               
    Seni sevdiğimi kimseye söylemedim
    Mevsimlere yıllara inat
    Üstümden çığ gibi geçti zaman
    Çiçekler açtı, yapraklar döktü
    Göçmen kuşlar havalandı yüreğimde
    Bana mısın demedim

               
    Seni sevdiğimi kimseye söylemedim
    Dalıp gittim üçsüz bucaksız göklere
    Sanki ufuktan gelecekmişsin gibi
    Şişelere mektup koydum
    Dalgalardan dilek tuttum
    Bildin, bileceksin gibİ

               
    Seni sevdiğimi kimseye söylemedim
    Var mıydın yok muydun bilmiyorum
    Bu ne biçim tutku Allah'ım
    Hani bir yürek yansa bir gemi dolusu yürek
    Yürek dayanmaz, dayansa
    Hani sevenleri korur
    Hani bir liman olurdun
    Seni sevdiğimi sana söylemedim

               
    Kimselere söylemedim seni sevdiğimi
    Şehri baştan başa dolaştım 
    Yüreğimi baştan başa
    Dere tepe düz gittim
    Kendi kendime ağladım
    Ağladığımı kimseye söylemedim
    Kendimden sakladım seni sevdiğimi

               
    Rüzgara, buluta söyledim
    Yokluğunda yandım
    Sigara gibi 
    Ateş kırkbir
    Yanık üç
    Duman oldum
    Duman oldun
    Benim oldun
    Dumanını ciğerime üfledim
    Seni sevdim işte
    Daha ne olsun
    Seni sevdim
    Seni sevdiğimi kimseye söylemedim

               

               

               

    February 02

    ÜLKELER ARASI İNANIŞ GÖRÜŞLERİ

    Horoz ötüp su içerse, yağmur yakındır. ( İspanyolca konuşulan ülkeler )
    Kümes hayvanları kanatlarını gerince şiddetli yağmur bekle ( Hindistan)
    Tavuk tek ayağını kaldırıp, başını kanadının altına sokarsa, yağmur yağacaktır. ( İran )
    Çulluk çığırırsa, yağmur yakındır. ( İrlanda)
    Kümesdeki kazlar güneyden kuzeye doğru yürürlerse yağmur yağacaktır. ( İran)
    Kırlangıçlar yüksekden uçarsa, hava iyi olacaktır; alçaktan uçarsa yağmur yağacaktır. (İspanya, Fransa )
    Turnalar yüksekten, ağır ve gagalarını tıkırdatarak uçarlarsa, sonbahar güzel olacak demektir. ( Rusya )
    Ördekler uçmaktan ürküyorsa, yağmur yakındır. ( İngiltere)
    Ördekler büyük ırmakları aşmak için uçarlarsa hava değişecek demektir;
     güneye doğru uçarlarsa hava soğuk olacaktır, kuzeye doğru uçarlarsa sıcak. ( A.B.D.)
    Tarla kuşu yükselinve hava güzel olur. ( Fransa ve Japonya )
    Kargalar suya girerse, yarından önce yağmur yağar. ( İspanyolca konuşulan ülkeler)
    Baharda leylekleri kuzeyde görürsen, öbür gün yağmur yağar. (Almanya, İtalya, Arap Ülkeleri )
    Örümcek ağını sabah yaparsa, hava açık olacak demektir. ( Japonya)
    Örümcek ağını sarkıtırsa, yağmur gelecektir. ( İspanya )
    Arılar, sabah erkenden kovanlarından çıkmazsa, hava kötü olacaktır. (Almanya)
    Arılar, kovanlarının ağzını sıkıca kapatırsa, kış soğuk olacak, açık bırakırlarsa sıcak olacak demektir. (Rusya )
    Karıncalar yumurtalarını taşır ve yuvalarını dışarı çıkarırlarsa yağmur yakındır. ( Hindistan, Japonya)
    Kurumuş ırmakta karınca yuvası, kuraklık demektir. ( Brezilya )
    Sonbaharın sonlarında sivrisinekler çıkarsa, kış sert olmayacak demektir. ( Rusya)
    Sivrisinek çoğalırsa, yağmur yağar. ( Çin )
     Aralık ayında küçük sinekler ortalığı kaplarsa, köylü aç kalacak demektir. ( Hollanda )
     Noel\'de kar yağarsa, Paskalya\'da çiçekler açar; Noel\'de yapraklar kurumamış ise, Paskalya\'da kar yağar. ( Belçika)
    Noel\'de hava sıcaksa, Paskalya\'da ayaz yapar. ( Fransa )
    Suya attığın tükürüğün suyun üstünde yüzüyor ise hava güzel, batarsa yağmurlu olur. (Japonya)
     Dağlar yakın görünürse, yağmur yağacak demektir. (Japonya, Fransa, Avusturya, İsveç)
    Sabah yağmuru yolcuyu yolundan alıkoymaz. (Fransa)
    Bulutlar Milano\'ya doğru gidiyorsa, yağmur yağacaktır,hazırlıklı olun; Piza\'ya doğru gidiyorsa, hava açacak demektir. ( İtalya ) Pubba\'da ( 30 Ağustos-11 Eylül) yağmur yağarsa, bir daha durmaz.
    Hasta\'da ( 2 eylül- 8 Ekim), biraz rüzgar eserse, Çita\'ya ( 9-22 Ekim) kadar yağmur yağmaz.
    Cita\'da yağmur yağmaz ise, karıncaları bile etkileyen kuraklık olur. ( Hindistan)
    Sis, havayı bulduğu gibi bırakır. ( İtalya )
     Sis dağları kaplamış ise, hava güzeldir; değilse, tersi olacaktır. ( Japonya )
     Rüzgarlı Mart ve yağmurlu Nisan ayından sonra sıcak Mayıs ayı gelir. ( İspanyolca konuşulan ülkeler)
    Nisan ayındaki gök gürültüsü, mahsulü arttırır. (İspanyolca konuşulan ülkeler)
    Soğuk Mayıs ayı, ambarları doldurur. ( Rusya )
    Mayıs ayı yağışlı, Temmuz ayı sıcak olursa, hasat yakındır. ( İngiltere)
    Nisan ve Mayıs ayının Çiğ\'i, Ağustos\'un ve sonbaharın güzel geçeceğini gösterir. (Fransa)
     Kasım ayında yağan kar, Nisan ayına kadar yerden kalkmaz. ( A.B.D., Fransa)
    Ekim ve Kasım ayında pastırma yazı olmaz ise, kış ortasında olur. ( A.B.D.)
    Temmuz ayında gök gürlemez ise köylü aç kalır. (İspanyolca konuşulan ülkeler)
    Don yapmış ise mahsul iyi olur. ( Fransa)
     Don yağmur getirir; don tutmazsa, yağmur bekle.(İspanyolca konuşulan ülkeler, A.B.D.)
    Donlu günler artarsa, ilkbahar da uzun olur. ( Rusya)
    Geç gelen bir bahar asla aldatmaz.( Çin )
     Baharda havalar kuru giderse mahsul bol olur; son baharda da aynı havalar olursa mahsul olmaz.( Çin )
    İlkbahardan önce gök gürlerse, kırk dokuz gün hava kötü olur.( Çin )
    İlk önce güneyden gökgürültüsü gelirse, yaz sıcak olur;
    kuzeyden gelirse, soğuk olur; doğudan gelirse yağmur yağar.( Rusya)
     Yaz aylarının sisi , güzel havaların habercisidir. ( A.B.D.)
    Sonbahardaki gökgürültüsü, yumuşak bir kışı haber verir. ( Norveç)
     Kış karlı olursa, yaz yağmurlu; donlu olursa, yaz çok sıcak olur. ( Rusya )
    Kar köylüyü zenginleştirir. ( Norveç)
     Kar, para getirir. ( İspanyolca konuşulan tüm ülkeler, Fransa, Almanya )
    Mantarlar fazla ise kar çok olur; mantar yok ise kar da yağmaz. ( Almanya, Fransa, Rusya)
    Güneşin çevresinde hale var ise, yağmur yakındır. ( Meksika, A.B.D.)
    Güneş batarken sarı renk gökyüzünü kaplarsa, gece yağmurlu ve rüzgarlı olur. ( İngiltere)
    Güzel gün şafaktan belli olur. (Suriye)
    Sabah gökyüzü kızıl renkte ise yağmur gelir,
    akşama doğru gökyüzünün kızıl renkte olması ise havaların açacağını gösterir. (Çin)
     Sabahın kırmızılığı ve akşamın griliği, havanın iyi olacağını gösterir. ( Fransa, ingiltere, İtalya)
    Ayın çevresinde büyük hale var ise çok geçmeden yağmur yağar;
     küçük hale var ise, yağmur çok sonra yağar. ( Hindistan)
    Akşam gökkuşağı, denizciyi sevindirir; Sabah gökkusuşağı ise denizciyi uyarır. ( A.B.D.)
    Samanyolunu hiç bir bulut kapatmıyorsa, hava on gün güzel olur. ( Japonya )
     Gökyüzü açıksa, hava iyi; sadece bir kısım açık ise kötü olur. (Çin)
     Küçük bulut büyürse, şiddetli yağmur gelir. (İncil)
    Balıklar suyun ortasında toplanırsa, deprem beklenir. ( Japonya)
     Balık sürüleri kıyıdan uzaklaşırsa, deprem beklenir. ( Japonya )
    Balıklar fırtınadan önce suyun üzerine sıçrar. ( Almanya, Fransa )
    Turnabalığı, ırmağın dibinde kımıldamadan durursa, ya rüzgar çıkar, yada yağmur yağar. (A.B.D.)
    Ormanın aşağılarına inen fil, yağmuru ve güneşi haber verir. ( Kamerun )
    Kurbağa tarlada öterse, üç saat sonra yağmur yağacaktır. (Hindistan)
     Kurbağa ötünce, yağmur gelecek demektir. ( Japonya, Kore, Tayland, filipinler, İran )
    Kedi tırnaklarını bir yerlere geçirince, hava değişecek demektir. ( İngiltere)
     Yalanan kedi, yağmuru haber verir. ( Hollanda)
    Kedi, dağa karşı pençelerini yalarsa, güneş çıkar. ( İran )
    Kedi, pencerede durursa, yağmuru bekle. ( A.B.D.)
     Fare, su taşkınından önce yamaçta delik açar. ( Angola )
     Keçi aksırırsa, bardaktan boşanırsana yağmur yağar. ( İspanyolca konuşulan ülkeler)
    Koyunlar, fırtınadan biraz önce başlarını birbirine çarpar. ( Fransa)
    Karayılan ıslık çalınca, yağmur yakındır. ( İspanya )
    İnek, duvarları yalarsa, hava açacaktır. ( Norveç )
    İnek aç kaldıkça ne kadar bağırırsa, yağmur yağmadan önce gökgürültüsü de o kadar artar. (Hindistan)
    Sülükler sudan çıkıp, taşların ve bitkilerin altına saklanırsa, çok geçmeden fırtına patlar. (Almanya)
    Sırtı kaşındığı için yere yatan at, yağmurun yağacağını gösterir. ( Norveç, İsveç)
    Sincap çok ceviz toplarsa , kış da çok sert olacak demektir. ( Rusya, Norveç, A.B.D., Yunanistan, İsveç, Finlandiya, v.b)
    Tavşanın tüyü sık olursa, kış sert olur. ( Almanya )
    Köy çevresinde çakallar bağrışırsa, yağmur yağar. ( İran )
    Eşek eşkin eşkin yürürse, yağmur gelecek demektir. ( Brezilya)
     Dişi eşek kulağını sallarsa, yağmur geliyor demektir. ( Fransa, İspanyolca konuşulan ülkeler )
    32992849ql1
     
    February 01

    To fall in love.dis.ap.point'e

     

     

      

       

     

    Gitme RUHUM!
    Sen yokken hicran düşer bu şehre...
    Gitme SEVGİM!
    Sen yokken tutsak düşerim bir isyan gecesine...
    ÖLÜRÜM!
    SEN YOKKEN

     

    zaman ayrılığı vurur..
    dipsiz bir sevda yokuşunda..
    yanımda kal..bırakma yaban sevdalara..
    düşü olmayan acı sonsuzluğa  

    geceye inat yokluğunda..
    bir bedel ki sürgünlerde sensizliğim..
    sonu yok.. dönüşü yok..
    bedeli bensizlik olsun ihanetinin..



    Birileri ağlıyordu hesapsız gidişime"annem ağlıyordu"
    senle süslenmiş sokaklardan geçerken ben ağlıyordum
    ama olsundedim ya birtanem!..
    geriye bir hiç kalsa da benden, andım olsun yazgıma!..
    atacağım seni!...sileceğim gözlerimden!



    uyandık rüyamızın en güzel yerinde
    Şimdi gözlerim yağmur sonrası
    birkaç buğulu hatıran bana kalan
    avuçlarımda iki yüzük
    acı yazıma yemin olan
    acı yazgıma sebep sevdan



    gelin oldun gidiyorsun. ne zordur bilir misin, döneceğin umuduyla yastığa başını tek koymak! ne zor, seni beyazlar içinde yaban ellere uğurlamak! söz geçmese de kinime, tek dileğimdir tanrıdan, seni yaşamak! seninle yaşlanmak! ne olur gitme!...söz verdim kendime!..söz verdim sensiz olmayacağım diye kaderime!



    yalnızım
    hayalin düşmez duvarlarıma
    sen gittin ama "silinmedi ayak izlerin"
    sokağımda hala
    isyanım tanrıya
    isyanım dönüp bakmadan ardına
    gittiğin akşama



    bir tek melekler şahitti gözlerimize!...geceye!"neden yalan zamana esir olmuştum sende"...biliyorum bir avuç mutluluktu, seni bana getiren sadece!...acıtır ya kader!...gün gelir soracaksın belki de; "seni bana ne getirdi" diye!



    aşkım haram
    beni andığın her gece
    silik bir hayal kalır
    cemreler düşer üzerime
    ahlarımı yazıyorum olmadığın her yere
    alacağım senden değil
    seni arıyorum bir başka tende



    ey İstanbul!
    ne kaldı alacağın bendenneye yarar tüm sokakların boş şimdi o yokken onu benden aldın!...sana yenildim bir günahkar yüzünden.. verme istemem!..bırak!...üstü kalsın!...alacağım yok senden!



    adını yazdım ya derinlerime
    unutmak ölüm
    an gelir ağlarım ikimizin yerine
    bedenin toprağım olsun
    bırakıp gidersen azap düşlere

     

     

     

    canım arkadaş'ım sen iygi var olmag

    sen sevyor ben öpyor hoş gelmeg  hayata sen

    bu sana hedyem canım ablam

    yasenya

     

     


     

     



     
     

     

     


     

     

     

     

     


     

     
     

     

     

     

    BEN SENİ ÖZLEMİŞİM

     
                       

    BEN SENİ ÖZLEMİŞİM

     

    Vazgeçtim

    Image Hosted by ImageShack.us 
    Kaç gece yatağımda uykusuz,
    Bir oyana bir bu yana dönüp durdum.
    Görmek için düşümde hayalimde,
    Duymak için sesini.
    Kaç kere ellerim uzandı telefona.
    Aşkı oyun bilirdin sen,aklıma geldi.
    VAZGEÇTİM



    Gezip durdum perişan halde,
    Kah sahillerde,kah cadde boylarında.
    Hayal kurup sen diye,
    Ağaçlara dağlara taşlara sarıldım.
    Elleri güldürecektim halime,
    İhanetin aklıma geldi.
    VAZGEÇTİM



    Kahırdan başka ne vardı sanki verdiğin,
    Acılardan zevk alır hale getirmiştin.
    Yine de görmek için seni,
    Şeytana uyup,bir daha bozacaktım yeminimi.
    Vedalaşmadan gidişin aklıma geldi.
    VAZGEÇTİM



    Açıp ellerimi yalvardım Tanrıya,
    Bir defacık tutmak için ellerini,
    Koklamak için saçlarını.
    Adaklar adayacaktım evliyalara,
    Umursuzluğun aklıma geldi.
    VAZGEÇTİM



    Paylaştığımızı sandığım güzel günlerin hatrına,
    Suçlu benmiş gibi,
    Af dileyecektim gözlerine bakıp.
    Her türlü cezana razı olacaktım.
    Boynumu büküp,bi daha gelecektim kapına.
    Başkasını sevdiğin aklıma geldi.
    VAZGEÇTİM


     
       Image Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.us  

    Şiir tadındaydın sevgili
    Su gibi yudum yudum
    Hava gibi nefes nefes
    Ekmek gibi dilim dilim
    Ben seni özlemişim…
    Image Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.us
    Gözbebeklerinde yüzümü
    Dudaklarında adımı
    Hayalinde düşümü
    Canım deyip gülüşünü
    Ben seni özlemişim…

    Image Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.us 

    Niçin dolar gözlerim
    Niçin bulurdum  ben
    Her şarkıda seni
    Niçin her hüzünlü şiir
    Derinden dağlarmış yüreğimi
    Ben seni özlemişim…
    Image Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.us
    Yokluğunda üç gece 
    Titrediğini ellerimin
    Delice çarptığını 
    Yaralı yüreğimin
    Image Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.us
    Saklasam bilmeyeceksin
    Bilmelisin ki bir'sin
    Her an benimlesin 
    Ben seni özlemişim…
    Image Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.us 
    Nereden baksan ayrılık
    Nereden baksan yoksulluk
    Nereden baksan sensizlik
    Ölüm gibiymiş bana
    Image Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.us
    Yaşayıp bilmeliymişim

    Ben
    seni özlemişim…
    Uykusuz gecelerde kalmayı
     
    Image Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.us
     
    Senle sevdalara uyanmayı
    Yangınlarda suya kanmayı
    Yeniden sana sevdalanmayı
     Ben seni özlemişim…
     Image Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.us
    Ayrılık nasıl olurdu
    Ölüm gibi yokluğun
    Sensiz gecelerde benim
    Bir şey var farkında olduğum
    Image Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.us
    Ben seni…
    Yanı başımda iken özlemişim...
    Image Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.us
    Image Hosted by ImageShack.usPhotobucketImage Hosted by ImageShack.us

    İmpossible, yell,yearn,yearn for

     
    207779y2dlo7wkjlzg9
     

                  

    Sıkı Tut Yüreğini


    Düşmek; bazen bir daha kalkamamaktır.
    Bazende, daha iyi kalkmak toparlanmak, eskisinden daha diri olmamaktır ruh için.Elbet beden düşecek toprağa tıpkı bir yaprak gibi.

    Bir kıvılcım gibi söner bedenler.Elbet bedenler toprak olur.
    Ya düşen yürekse ve ruhumuzsa ne olur?

    Yaşamın pırıltılarında esir ettiğimiz sımsıkı tutamadığımız yüreğim ne olur,ah yürekler ne olur?

    Tutabilmek hayatı ve tutunabilmek biryerlere,birşeylerin ucunda olsa... Sımsıkı tut yüreğini ki tutundum diyebildiğin birşeyin olsun. Her insanın en çok aşina olduğu kadar bir o kadar uzak olduğu menzil değilmidir
    yüreğimiz ?

    Ne kadar ara verirse versin insan. birşeye ara vermemeli yüreğine onu hep sıkıca tutmalı ve tutunacak bir yer bir liman aradığında içinde bulmalı onu,
    coşturmalı değil mi çağlayanları?
    Açtırmalı tüm lalelezarları yüreğinde.
    Sıkı tut yüreğini hem de sımkısı kaçmasın .

    Niye sıkılıyoruz ki ?
    Neden hezeyanlar neden yüreğimizde med-cezirler ?
    Galiba tutamıyoruz/tutunamıyoruz, hiç bitmiyor yürek fırtınasıda ondan.
    Ne ümitler saklıyorum içimde ve de son nefese kadar saklayacağım ben.

    Ümit o ki; hiçbir çile ve zorluk ruhu yıpratmasın, yolundan alıkoymasın.

    Bedenimiz elbet eskir, pörsür. ya ümitlerimiz hayallerimiz ve tabi ki sıkı sıkı sardığımız, sarıldığımız yüreğimiz?

    Sıkı tut yüreğini;
    Çık onunla çimenler üzerine.
    Katıl sende hayallerindeki mavi turlara
    Savaş Don-Kişotlar gibi yeldeğirmenleriyle
    Dal seyrine sevgilinin gözlerinde maviyle tüllenen enginlere...
    Koş işte yüreğinle tut ellerinden, yürüt onu çocuklar gibi...
    Seherlerle uyan, yalvar Allah``a en güzel esmalarla ve içten dualarla.
    ilahi mesajlarla açılsın kalp barajların.
    Potansiyele dönüşsün içindeki tutkuların, arzuların...
    Dostlarla ol,dost ol herkese ve herşeye. Sevgiliyle ve en sevgiliyle muhabbetler et. Yüreğinin çare-i yeganesine hem dem ol.
    Mideni düşündüğün kadar onu da düşün, besle büyüt en lahuti manalarla.

    Yorgunluk ,dermansızlık belirir çok zaman.Düşünemez insan, farkedemez neyi kaybettiğini ve kaybederken neleri yitirdiğini...

    Ruhu sıkı tutmalı ki, düşmesin!
    Mühim olan o çünkü...
    Ve bir papatyanın düşen yaprakları sana ;
    düştüm,düşmedim der gibi :
    Ben seni tutuyorum düşmeyesin diye, sönmez ümitler dolduruyorum içine…
    Pörsümez sevinçler, dipdiri hayallerle...

    Nede olsa benim yüreğimsin yine de söküp atamam seni!
    Sıkıca tutarım düşürmem seni bir daha söz...
    Biliyorsun ben sensiz asla yapamam.

    Sımsıkı tut yüreğini ki; düŞmesin !

    Ve sımsıkı sar ki onu; fazla üşümesin...


      

    207779y2dlo7wkjlzg9

    Korkuyorum


    Karanlık çökmeye başladı yine..Heryer simsiyah oldu.Sen yoksun.KORKUYORUM!
    Sen olsaydın dağıtırdın tüm karanlığı,her
    yeri ışıkla donatırdın.
    Sonra alırdın beni koynuna ve en güzel aşk hikayelerimizi,hayallerimizi anlatırdın.
    Hani en çok uykuda beni izlemeyi severdin ya!Yine izlerdin..
    Ama yoksun işte!Çok uzaktasın!Uzanamayacağım,yetişemeyeceğim kadar uzaktasın.
    Ve ben KORKUYORUM!
    Oysa ben senleyken korku nedir bilmezdim.Ben senleyken acı nedir bilmezdim.
    Gidişin öyle bir yaktıki kalbimi,yokluğun öyle bir acıttıki içim,korkuyu da öğrendim,acıyı da.
    İçimi acıtan gidişin değil biliyormusun?Asıl içimi acıtan sevgimi hiç hakedememiş olman.
    İşte bu çok acı..
    Keşke benim sevgimi hakedebilmiş
    olsaydın.O zaman inan seni kendi ellerimle bile gönderebilirdim..
    ``Ayrılıklar da sevdaya dair``demişler.
    Doğru!Ama ayrılıklar sevdaya dair,kaçışlar değil!
    Sen benden bir suçlu gibi kaçtın,geriye bir kere olsun bakmadın!
    Her şeyi,tüm yaşananları hiçe saydın.
    Bu kadar basit olmamalıydı sevdan.Bu kadar bencil olmamalıydın..
    Keşke biraz daha sevebilseydin,keşke beni herşeyin yapabilseydin,keşke bu kadar korkak olmasaydın.
    Ama hayat keşkelerle olmuyo işte.
    Ve bana yine tek söz kalıyor;mutsuzum ve hala çok KORKU
     

                    

     
    207779y2dlo7wkjlzg9
     

                   

    Kalbime Gömerim O Zaman

    Bebegim gene sensiz bir gün doğarken,duygularım Irmaklar gibi çağlasada.Duygularıma dem vurur sineme çekerim.Gemilerim denizlerinde kızıl mehtaplara yelken acarken dalgalansa da,gözlerin gözlerimde canlanır pusulam olur sana yelken açarım. Yangın yerleri arasında sevdamızı ararken göz yaşlarım sensizliğim olur. Dilimden dökülen hecelerim içimdeki aşkla kelimelere dökülür, sana özlemlerim olur. Sensiz çırpınmalarımda gecelerin yorgunluğu üzerime çökse de, nöbetçi gardiyanlar uykusuz gecelerimi tutar. Sensiz tuttuğum her gül dalından soluyor, gittiğin yollara döşediğim her güle intihar gülleri diyorum artık bebeğim. Artık hüzün kokan şiirlerimi, her kelimede acını hissetmeyi sevmiyorum .Ardı ardına gizlenmiş göz yaşlarım içimde zehir olup yüreğimi çürütse de gül kurusu dudakların hep aklıma geliyor. Sen; aşk diyarımın kraliçesi, kıyamet gününde cennetimin gönül prensesi, cehennemlerimde ruhumu kırbaçlayan acı meleğimsin. Dağların doruğuna kadar ulaşsa da özlemlerim, engin tepelerde saçlarının arasından süzülen ışık hüzmesi gözlerime perde çekse de, karlı tepelerin yamaçlarından esen rüzgarlarda süzülen eteğinin kıvrımları gölgelerim olur. Düşlerimde hayallerim olur seni isterim, geçmişin yarası geleceğimde dermanım olmanı arzulardım. Yüreğime sensizliği kelepçelediğin gibi yüreğimin anahtarı olmanı isterim bebeğim. Ellerini alma benden mecnunun olurum, bendenim kölen, yüreğim senin için yanar kül olur. Katran karası gecelerime senli pembe düşler yüklerim, içindeki benli sevdayı uyutursun. Sevdim seni sevmiyorsun, cennet olsan cehennemimsin sevgilim hayatımın ışıklarını aydınlat desem umursamazsın. Sensiz dinliyorum şarkılarımı, sensizliğimde sen oluyor, ben sadece susuyorum, seni görmeyen gözlerimle karalıyorum. En güzel anılarımızı yüreğimde saklıyorum, senli kuyulara dilek tutup taş atıyorum, beni zülüm denizlerine atma. Haykırmak istiyorum, dudaklarım aralansa da içimden acılarımı elek elek eliyorum. Seni çok özledim. Gittiğin zamandan beri gönlümde mahkemeler kurup kendimi cezaya çarptırıyorum. Haykırışlarım acırcasına duvarları tırmalasa da, tuzlu göz yaşlarımla yaralarımı deşiyorum. Kadınım durmadan seni sayıklıyorum, bitmez dinmez sönmez acılarım. Beni denizlerinde boğma. Yakma ateşlerinde, bitirme sevdamızı,yarınlarımıza çizgi çekme, sensiz bembeyaz güllerimiz kan kırmızısı oldu. Dudaklarımda kelimeler titrese de içimi titretse de sevdan... Sevgini kalbimden silmeyeceğim. İstesen de kimleyim nerdeyim bilemeyeceksin. Yüreğimdeki acıları sıra sıra vagonlara yükledim.Sen bilmeyeceksin... Sana her baharında mutluluklar dilerim... Gönlün acılara düşmesin.. Mutluluklar... Mutluluklar..
     

    207779y2dlo7wkjlzg9   

    GİTTİN


    GİTTİN
    Adsız Fotoğraf 
    Gittin...
    Ben arkandan sadece baktım.
    Oysa söyleyecek o kadar çok şeyim vardı ki...
    ’’gidersen, iyiye dair ne varsa içimde yitireceğim hepsini.
    Gidersen, sönecek içimdeki ateş ve bir daha hiç kimse yakamayacak.
    Gidersen, karanlığa mahkum edeceksin günlerimi.
    O karanlıkta yolumu kaybedeceğim...’’ diyecektim sana.
    Konuşamadım...
    beni_sevmeni_istiyorum

    Gittin...
    gidişini görmemek için gözlerimi kapattım.
    Öğlesine acıdı ki içim, tutup koparsalardı kolumu,
    bacağımı bu kadar acı duymazdım.
    Acım yaş olup akmalıydı gözümden.
    Ağlayamadım...

    Gittin...
    gidişini önlemek için tutmalıydım ellerinden.
    Ellerim değilmiydi her dokunuşunda seni ürperten?!
    ürperirdin yine biliyorum.
    Bir kez dokunsam, bir kes tutsam ellerini,
    gitmek için biriktirdiğin bütün cesaretin kaybolurdu.
    Tutamadım...

      Adsız Fotoğraf beni_sevmeni_istiyorumAdsız Fotoğraf

    Gittin...
    bir yıkım gibiydi gidişin.
    Sen adım, adım uzaklaşırken benden çöküp kaldı bedenim olduğu yerde.
    Nice terk edişlere dayanan bu yürek bu kes yenilmişti.
    Bu kadar zayıf değildim ben, kalkmalıydım.
    Kalkamadım...
     
    Gittin...
    oysa ben geldiğin gün gideceğini biliyordum.
    Hazırdım gidişine.
    Kaçak zamanları yaşıyorduk.
    Zaman bitecek ve sen gidecektin.
    Bense gidişinin ertesi günü hayatıma kaldığım yerden devam edecektim.
    Edemedim...
    Başlayamadım...
     
    Adsız Fotoğraf
     
    Gittin...
    Ben arkandan sadece baktım.
    Oysa söyleyecek o kadar çok şeyim vardı ki...
    ’’gidersen, iyiye dair ne varsa içimde yitireceğim hepsini.
    Gidersen, sönecek içimdeki ateş ve bir daha hiç kimse yakamayacak.
    Gidersen, karanlığa mahkum edeceksin günlerimi.
    O karanlıkta yolumu kaybedeceğim...’’ diyecektim sana.
    Konuşamadım...

    Gittin...
    gidişini görmemek için gözlerimi kapattım.
    Öğlesine acıdı ki içim, tutup koparsalardı kolumu,
    bacağımı bu kadar acı duymazdım.
    Acım yaş olup akmalıydı gözümden.
    Ağlayamadım...
    Adsız Fotoğraf

    Gittin...
    gidişini önlemek için tutmalıydım ellerinden.
    Ellerim değilmiydi her dokunuşunda seni ürperten?!
    ürperirdin yine biliyorum.
    Bir kez dokunsam, bir kes tutsam ellerini,
    gitmek için biriktirdiğin bütün cesaretin kaybolurdu.
    Tutamadım...

    Gittin...
    bir yıkım gibiydi gidişin.
    Sen adım, adım uzaklaşırken benden çöküp kaldı bedenim olduğu yerde.
    Nice terk edişlere dayanan bu yürek bu kes yenilmişti.
    Bu kadar zayıf değildim ben, kalkmalıydım.
    Kalkamadım...
    Adsız Fotoğraf

    Gittin...
    oysa ben geldiğin gün gideceğini biliyordum.
    Hazırdım gidişine.
    Kaçak zamanları yaşıyorduk.
    Zaman bitecek ve sen gidecektin.
    Bense gidişinin ertesi günü hayatıma kaldığım yerden devam edecektim.
    Edemedim...
    Başlayamadım...

    Gittin...
    bir şey söyledin mi giderken?
    ‘KAL’ dememi istedin mi?
    Son bir kez ‘ SENİ SEVİYORUM ’ dedin mi?
    ‘BEKLE BENİ DÖNECEĞİM’ dedin mi?
    Beynim öylesine uğulduyordu ki...
    Duyamadım...
    Adsız Fotoğraf

    Gittin...
    Nereye gittiğin önemli değildi.
    Binlerce kilometre uzaklarda dahi olsan,
    iki metre ötemde de fark etmiyordu.
    Artık yoktun ve asıl bu düşünce beni felç ediyordu.
    Kurtulmalıydım senden,
    bu yokluğun duygusundan kurtulmalıydım.
    Kurtulamadım...

    Gittin...
    unutulanların arasına katılmalıydın.
    Anıları bir sandığa koyup hayatı
    bir yerinden yakalamalıydım.
    Bu aşk noktalanmalıydı,
    bu sevdadan vazgeçmeliydim.
    Yapamadım...
    Adsız Fotoğraf

    Gittin...
    bir okyanusun ortasında,
    tek küreği kaybolmuş
    sandalda dev dalgalarla boğuşan bir denizciyim artık.
    Bil ki; Sevmekten vazgeçmedim seni,
    bil ki seninle birlikte sevdanıda taşıyacağım yüreğimde.
    Bil ki seni...
    unutamadım...


    beni_sevmeni_istiyorum 
     
    Gittin...
    bir şey söyledin mi giderken?
    ‘KAL’ dememi istedin mi?
    Son bir kez ‘ SENİ SEVİYORUM ’ dedin mi?
    ‘BEKLE BENİ DÖNECEĞİM’ dedin mi?
    Beynim öylesine uğulduyordu ki...
    Duyamadım...

    Gittin...
    Nereye gittiğin önemli değildi.
    Binlerce kilometre uzaklarda dahi olsan,
    iki metre ötemde de fark etmiyordu.
    Artık yoktun ve asıl bu düşünce beni felç ediyordu.
    Kurtulmalıydım senden,
    bu yokluğun duygusundan kurtulmalıydım.
    Kurtulamadım...
    Adsız Fotoğraf

    Gittin...
    unutulanların arasına katılmalıydın.
    Anıları bir sandığa koyup hayatı
    bir yerinden yakalamalıydım.
    Bu aşk noktalanmalıydı,
    bu sevdadan vazgeçmeliydim.
    Yapamadım...

    Gittin...
    bir okyanusun ortasında,
    tek küreği kaybolmuş
    sandalda dev dalgalarla boğuşan bir denizciyim artık.
    Bil ki; Sevmekten vazgeçmedim seni,
    bil ki seninle birlikte sevdanıda taşıyacağım yüreğimde.
    Bil ki seni...
    unutamadım...


    10coisas%20q%20odeio%20em%20vc!!! 117in5fc10coisas%20q%20odeio%20em%20vc!!!
     
    Adsız Fotoğraf
    beni_sevmeni_istiyorum